FÜREYA KORAL (1910-1997)

 

FÜREYA KORAL (1910-1997)
29 x 16,5 x 30,5 cm.
Evler serisinden, seramik, imzalı

Eser, sanatçının 1986 yılında, Ankara Vakko Sanat Galerisi'nde açtığı sergisinden alınmıştır.

Evler serisini aynı yıl İstanbul Maçka Sanat Galerisi'nde de sergileyen Füreya Koral, bu sergi ile 1986 Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü'nü almıştır. (Neşe Erdok ile birlikte).

 

    Cumhuriyet döneminin ilk Türk kadın seramik sanatçısı ve Türkiye’de çağdaş seramiğin öncülerinden olan Füreya Koral, birçok sanatçı yetiştirmiş olan Şakir Paşa ailesinin bir üyesidir. Ressam Fahrelnissa Zeid ve Aliye Berger teyzeleri, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) dayısı, ressam Nejad Melih Devrim ve tiyatro sanatçısı  Şirin Devrim kuzenleridir. 1927 yılında İstanbul Notre Dame de Sion Kız Lisesi’nden mezun olan Füreya Koral, bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne devam etti ve aynı dönemde Carl Berger’den keman dersleri aldı.  İlk evliliğini Bursalı bir çiftlik sahibi ile yapan sanatçı, ikinci evliliğini Kılıç Ali ile yaparak Ankara’ya yerleşti ve eşi ile birlikte 1938 yılına kadar Atatürk’ün yakın çevresinde bulundu. Atatürk’ün vefatından sonra Kılıç Ali ile birlikte İstanbul’a yerleşti. 1940-1944 yılları arasında müzik eleştirileri yazdı, çeviriler yaptı.

    1947 yılında verem hastalığının tedavisi için gittiği İsviçre’nin Lozan kentinde başladığı seramik çalışmaları Füreya Koral’ın hayatında bir dönüm noktası oldu. Dönemin ünlü Fransız seramik sanatçısı Serré’in önerisiyle çalışmalarına Paris’te devam eden sanatçı, ilk seramik ve litografi sergisini de 1951’de Paris’te düzenledi.  Aynı yıl Türkiye’ye dönerek eserlerini Maya Sanat Galerisi’nde sergiledi. Seramik çalışmalarına Türkiye’de devam etmek için Paris’te yaptırdığı seramik fırınını İstanbul’a getirtti, ancak verem hastalığı nüksedince tekrar Paris’e giderek o dönem çok yeni ve riskli bir tedavi yöntemi olan bir operasyon geçirdi. Bu operasyon sonrasında hastalığı tamamen yenmiş olarak yurda döndü ve bir süre Göksu’da halk geleneğini sürdüren fırınlarda ve Eczacıbaşı’nın fabrikasında seramiklerini pişirerek çalışmalarını sürdürdü. 1954 yılında İstanbul’da Şakir Paşa Apartmanı’nda kendi seramik atölyesini açtı. Türkiye’nin ilk özel seramik atölyelerinden biri olan bu atölye, Alev Ebuzziya, Ayda Arel, Leyla Sayar, Bingül Başarır, İlgi Adalan, Jale Yılmabaşar gibi genç seramik sanatçıları için hem bir okul, hem de önemli bir çalışma merkezi oldu. Füreya Koral, bu dönemde eşi Kılıç Ali’nin seramikle uğraşmasını istememesi üzerine evliliğini sonlandırdı.

    1956 yılında Rockefeller bursu ile Amerika’ya giden Koral, buradan Meksika’ya geçerek Aztek ve Maya sanatıyla ilgili araştırmalar yapmıştır. Özellikle Meksika’nın duvar resmi geleneğinden etkilenerek, İstanbul’a döndükten sonra bu alanda çalışmalara yönelmiştir. Füreya’nın bu dönemki en önemli çalışmaları arasında Marmara Oteli (1960, Ankara), Ulus İş Hanı (1963, Ankara) ve Divan Oteli (1969, İstanbul) için yaptığı panolar sayılabilir. Seramiği her zaman mimarlıkla bir bütün olarak gören sanatçının yaptığı tabaklar da bu bakış açısına uygun biçimde, bir duvarın parçası olarak tasarlanmıştır. Soyuttan gerçeküstüne uzanan ve zaman zaman yerel özellikleri de barındıran bir anlatım çeşitliliği içinde yapıtlar üreten sanatçı, özellikle yüksek pişirimli, gözeneksiz ve sert seramik hamuruyla çalışmayı tercih etmiştir. 1970’li ve 1980’li yıllarda ev ve insanı konu alan Seramik Evler, Mahalle ve Seramik Kapı gibi çeşitli kapı, ev ve mahalle dizileri gerçekleştirmiştir. En ünlü serilerinden biri olan ‘Evler’ serisi ile 1986 yılında Maçka Sanat Galerisi’nde açtığı sergi nedeniyle Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü’nü almıştır (Neşe Erdok ile birlikte). 1980’li yılların sonunda pişmiş toprakla da çalışmaya başlayan Koral, göz, karın ve göğüs boşluklarındaki deliklerle veya boşaltılmış kafataslarıyla beyni bomboş, kişiliğini kaybetmiş insan tipini sembolize eden, ‘Yürüyen İnsanlar’ adlı, stilize heykelcikler yapmıştır.

    1955 yılında Cannes; 1967’de de İstanbul Uluslararası Seramik Sergileri’nde gümüş madalya alan Füreya Koral, 1962’de Prag’taki sergide altın madalya ile ödüllendirilmiştir. 1991’de de Plastik Sanatlar Derneği Onur Belgesi’ni almıştır. Aynı yıl Devlet Sanatçısı da seçilen Füreya Koral bu unvanı kabul etmemiştir. En büyük arzularından biri, bir filmde küçük de olsa bir rolde oynamak olan sanatçı, 1992 yılında Yavuz Turgul’un yazıp yönettiği ‘Gölge Oyunu’ adlı filmde Şener Şen ve Şevket Altuğ’un ev sahibesini canlandırmıştır. Sanatçının ölümünün yirminci yıldönümünde, 2017 yılında, İstanbul’da Kale Grubu tarafından geniş kapsamlı bir retrospektif sergi düzenlenmiştir. Füreya Koral için şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı seçki olan bu sergide, sanatçının eserleri haricinde, yeğeni ve manevi kızı Sara Koral Aykar’ın koleksiyonundan gelen belge, fotoğraf ve sanatçının kişisel eşyaları da yer almıştır.