BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975)

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975)
Vagon restoran, kağıt üzeri guaj, 1952 tarihli imzalı.
21 x 14  cm

Provenans: Eski Aile koleksiyonu

 

   Halk sanatının zenginliğini çağdaş tekniklerle yaşatma ve özgün bir Türk resmine ulaşma çabası içinde gerçekleştirdiği eserleri ile Türk resim sanatı tarihimizde öncü rol oynamış sanatçılardan biridir. Trabzon Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarında,  ünlü ressam Zeki Kocamemi’nin öğrencisi olan Bedri Rahmi, onun yönlendirmesi ile resim ve edebiyata yönelmiştir.

   1929 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girerek burada Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı’nın atölyelerinde çalışan sanatçı, 1931 yılında Çallı atölyesinden mezun oldu. 1932 yılında Paris’e giderek bir yıl süreyle Lhote’un atölyesinde çalıştı. Yurda döndükten sonra D Grubu’na katıldı ve grubun son sergisine kadar grup üyeliğini sürdürdü. Paris’te tanıştığı Romanyalı Ernestine (Eren Eyüboğlu) ile 1936 yılında evlenerek İstanbul’a yerleşen sanatçı, 1937 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’nde Resim Bölümü başkanlığına getirilen Léopold Lévy’nin asistanı olarak göreve başladı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Halkevleri aracılığıyla düzenlediği yurt gezilerine katılarak 1938 yılında Edirne’ye, 1941’de de Çorum’a gitti. Bu yurt gezilerinin etkisiyle Anadolu insanını konu alan resimler yapmaya başladı.

   Sanat hayatı boyunca Anadolu kaynaklı halk sanatı örnekleri üzerinde yoğunlaşan Bedri Rahmi, çalışmalarını tek bir sanat türüyle sınırlamayarak yağlıboya, gravür (oymabaskı), mozaik ve seramik alanlarında eserler vermiştir. Değişik araç-gereç ve farklı tekniklerle oluşturduğu eserlerinde, Batı sanatının zengin birikimleri ile geleneksel sanatımızın ürünleri arasında kendi sanat anlayışına yaraşır köprüler kurmuştur. Az malzeme ile çok şey anlatma sanatı olarak tanımladığı halk sanatı, ressamın coşkulu bir anlatıma sahip olan yapıtlarının temel ilham kaynağıdır. Resim sanatımızda, bu kaynağı keşfeden ve öğrencilerine özgün sanat üretmenin yolunu öncelikle bu kaynakta ve yaşamın içinde aramak gerektiği ilkesini aşılayan ilk ressamlardan biridir. Eserlerinde kullandığı renkler seçtiği halk sanatı örneklerinin canlılığını taşır. Ancak tüm etkilenmelerine karşın, Bedri Rahmi’nin resimlerinde halk örgeleri asla birebir kopya edilmemiş; sanatçının yorumu, renk ve çizginin soyutlama olanaklarının araştırılmasıyla birlikte gelişerek özgün bir bireşime ulaşılmıştır.

 

   Resim dışında, edebiyat alanında da önemli eserler veren Bedri Rahmi, 1933’ten sonra edebiyat dergilerinde şiirler yayınlamış, 1941 yılından itibaren şiir kitapları yazmıştır. Akıcı, rahat bir dille kaleme aldığı gezi ve deneme yazılarında ise sürekli gündeminde olan halk kültürü, halk sanatı konularındaki görüşlerini sergilemiştir. Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğretim üyeliği görevini ölümüne değin sürdüren Bedri Rahmi, çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir.