FİKRET OTYAM (1926-2015)

FİKRET OTYAM (1926-2015)
Beritan Aşireti, tuval üzeri yağlıboya, imzalı.
70 x 100 cm

Ressam kimliğinin yanı sıra fotoğrafçı, gazeteci ve yazar olarak da önemli başarılara imza atmış çok yönlü bir sanatçımızdır. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde öğrenim gördü. Öğrencilik yıllarında Son Saat gazetesinde çalışmaya başladı. 1953 yılında akademinin resim bölümünü bitirdiğinde Falih Rıfkı Atay’ın Dünya gazetesinde yazar ve yazı işleri müdürü Ali İhsan Göğüş’ün yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. 1953’te ilk kez Güneydoğu ve Doğu Anadolu’yu gezen Otyam, gazetecilik yaşamı boyunca Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ile ilgili yazdığı röportajlarla tanındı. Bu röportajlarını çok sayıda kitapta topladı. Gazetecilik mesleğine Ulus ve Cumhuriyet gazetelerinde devam eden ve ölümünden kısa bir süre öncesine kadar Aydınlık gazetesinde haftalık yazılar yazan sanatçı, 1979 yılında emekli olarak Antalya’ya yerleşti ve resim çalışmalarına ağırlık verdi.

Tuvallerinde de, tıpkı fotoğraf ve röportajlarında olduğu gibi, Anadolu insanını resmeden sanatçının tablolarında akademiden, fotoğrafçılıktan ve gazetecilikten biriktirdikleri Anadolu’ya duyduğu sevgi ile birleşmiş ve yeni görsel imgelere dönüşmüştür. Resimlerinde Turgut Zaim ve Namık İsmail’in konu ve betimleme anlayışı etkisinde kaldığı ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eğitim ve sanat anlayışı izinde olduğu açıkça görülür. Yapıtlarında sık sık Anadolu motifleri kullanıyor olması hocası Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun etkisinin en güzel belirtisidir. Türk geleneksel sanatı ürünlerinden cam altı resimlerinin masalsı sahiciliği Otyam’ın eserlerinde de görülür. En sık betimlediği figürlerden olan yemenili Anadolu kadınları Şahmeran gibi gözleri ve çiçek gibi rengarenk giysileri ile hem bir masalın, hem de doğanın parçasıdırlar.  Akademi eğitimine karşın, sürekli akademizmden uzak duran ressam, içtenliğe, inanca ve sevdaya dayalı bir resmin peşindedir. Uzun çileli yolculuklardan, yiğit ve mağrur insanlardan destansı bir anlatım ile söz eder. Anadolu’nun çeşitli yerleri, dağlar, kar altındaki köyler, genç kadınlar ile onların rengarenk kıyafetleri, başlıkları ve soru sorar gibi kocaman bakan gözleri, dağ keçileri, Harran Ovası Fikret Otyam’ın en sık işlediği konulardır. Önceleri resimsel bir fon olarak kullandığı doğa, zamanla yoğun ve doğrudan resimsel bir kimlik kazanır. Lekeci eğiliminde beyaz leke tutkusu hemen her yapıtında beyazın geniş alanlarda değerlendirilmesi ile ortaya çıkar ve beyaz leke tabloda yoğun bir resimsel öğe haline gelir. Beyazın egemenliğinde, keçi ve insan gruplarının lekeci bir anlayışla yer aldığı son dönem resimlerinde bir doğu-batı sentezi belirginleşir. Büyük kent insanlarının ve aydınların gözleri önüne serdiği Anadolu gerçeklerinin dramatik kesitlerini, trajik yönlerini ortaya koyduğu eserleri ile birçok sergi düzenleyen ressam, eserlerinde, popülizme düşmeden toplumcu-gerçekçi bir dünya görüşünü temel alarak kurduğu estetik ile hümanist ve gerçekçi bir bakış açısı yaratır. Eserlerinde kullandığı teknik, biçim, öz ve renk skalası birbiriyle tam bir uyum içindedir.

Böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören Otyam, 9 Ağustos 2015’te vefat emiştir.