14 ADET MÜNİF FEHİM ÖZERMAN (1899-1983)

 

MÜNİF FEHİM ÖZERMAN (1899-1983)
Kağıt üzeri karışık teknik, imzalı. (14 adet)
31 x 24 cm

 

Ünlü tiyatro oyuncusu Ahmet Fehim Efendi’nin oğlu olan ve küçük yaşlardan itibaren ünlü sanatçıların olduğu bir çevrede yetişen Münif Fehim, 12 yaşında resim yapmaya başladı ve sonraki yıllarda da dönemin ünlü tiyatro kumpanyaları için afişler ve dekorlar hazırladı. Öğrenimini Üsküdar Sultanisi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde yapan sanatçı, 1921 yılında İleri Gazetesi’nde basın hayatına atıldı;  Kelebek, Aydede, Akbaba, Zümrüdü Anka, İkdam, Vakit ve Son Posta gibi mizah dergileriyle gazetelerde karikatür ve desen çizmeye başladı.   Karikatür, resim, fotoğraf, sinema ve tiyatro ile uğraştı. Ancak asıl ününü illüstratör olarak yaptı. Kitap kapakları, dergi ve kitap illüstrasyonları ile yayıncılık ve grafik tasarım tarihinin temel taşlarından biri oldu. Refik Halit’in Gurbet Hikayeleri, Peride Celal’in Yaz Yağmuru gibi yüzlerce kitabın kapağını çizen Münif Fehim, bir dönem de Tarihten Çizgiler başlığı altında karikatürler de çizmiş; bu köşede Osmanlı toplumunda kendince ilginç gördüğü olayları resmetmiştir.  Çok beğenilen bu köşe daha sonra Salih Erimez tarafından devam ettirilmiş, özellikle Karikatür Dergisi’nin birçok sayısında seri olarak bu çizimler yapılmıştır.

İlk karikatürlerinde stilize bir teknik kullanan Münif Fehim, 1923’ten itibaren suluboya tekniğine yönelmiş, daha sonra da resim yönü ağır basan karikatürler çizmiştir. Elli Türk Büyüğü ve Dünden Hatıralar gibi kitaplarla dizi yazıları da resimleyen sanatçı, ünlü Divan şiirlerinin bazı dizeleri için yaptığı resimlerle ünlenmiştir. Aydede ve Akbaba dergilerinde ‘Eski Şiir Medlûlleri’ adı altında yayınlanan bu çalışmalarını 1943 yılında ‘Eski Şiir Bahçeleri’ adlı bir albümde toplamıştır. 1936 yılında Taksim’deki Kristal Gazinosu’nda karikatürcü Ramiz Gökçe ile bir sergi açmıştır. Özellikle tarihi resimler konusunda kendini geliştiren Münif Fehim, daha çok basılı işlerde çalıştığı için, tuval resmi olarak az sayıda eser üretmiştir. Sanatçı, bu alanda, eski İstanbul yaşamını canlandıran resimleriyle tanınır. Gerçekçi anlayışla gerçekleştirdiği figürlü kompozisyonlar ve portrelerde yaldız kullanarak resme bezemesel nitelikler katmıştır. 1920’li yıllardan sonra suluboyayı, 1960’lı yıllardan itibaren de yağlıboyayı kullanan sanatçı, genellikle küçük boyutlu eserler üretmiştir. Büyük boyutlu çalışmaları nadirdir.