RAHMİ PEHLİVANLI (1926-1992)

RAHMİ PEHLİVANLI (1926-1992)
'Atatürk', tuval üzeri yağlıboya, imzalı.
127 x 89 cm

‘Kralların ressamı’  olarak tanınan Rahmi Pehlivanlı, yaptığı portrelerle uluslar arası bir üne kavuşan önemli ressamlarımızdandır. İlkokulu doğduğu Keskin’de (Kırıkkale), ortaokulu ise Kırıkkale Askeri Ortaokulu’nda bitiren sanatçı, 1944 yılında Ankara’ya yerleşti.  Ankara'da Bahçelievler Ortaokulu'nda öğretmenlik yaparken bir yandan da dönemin ünlü yöneticilerinin portrelerini yaptı. Bu dönemde yaptığı Nene Hatun portresinin 1952 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın önerisiyle Harbiye Askeri Müzesi’ne alınması Pehlivanlı’nın sanat çevresinde tanınmasını sağladı. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından 1953 yılında Atatürk’ün doğduğu evin tablosunu yapmak üzere Selanik’e gönderildi. ‘Atatürk’ün Doğduğu Ev’ isimli bu tablo, günümüzde Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Selanik Evi Müzesi’ndedir.  Elindeki rahatsızlığı tedavi ettirmek için 1955 yılında İngiltere’ye giden ressam, 17 yıl yurtdışında kalarak, birçok Avrupa ülkesinde, müze ve stüdyolarda resim etütleri yaptı. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın portresini yaparak başladığı devlet adamı portreleri dizisi sanatçının hayatında bir dönüm noktası oldu. 1961-1969 yılları arasında, Avrupa’da pek çok ülkeyi dolaşarak devlet adamı ve ünlü kişinin portrelerini çalıştı.  Avrupa dışında, Afrika, Kıbrıs, Lübnan, Irak, Libya gibi ülkelere de giderek portreler yaptı ve sergiler açtı. 1967 yılında, Tunus’ta Habib Burgiba’nın sarayında çalıştığı Tunuslu tanınmış dansözler Zina ve Azize kardeşlerden Zina’nın portresi Vatikan tarafından çok beğenilerek Papa IV.Paul tarafından gümüş madalya ile ödüllendirildi. Bu tablo halen Floransa Müzesi koleksiyonundadır. 1969 yılında Fransa, Côte D’Azure’da düzenlenen uluslararası bir sergide portre dalında birincilik ödülü ve diploma alan sanatçıya, 1981 yılında da Accademia Universale Roma tarafından, ‘Accademico Benemerito’ diploması ve fahri hocalık ünvanı verilerek  akademide adına sürekli bir kürsü ayrıldı. 1972 yılında Türkiye’ye dönen Pehlivanlı, Yavuz Zırhlısı’nın satılıp jilet yapılacağını öğrenince, vakit kaybetmeden geminin bugün İstanbul Deniz Müzesi’nde yer alan resmini yaptı.

Türkiye’ye döndükten sonra, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 50.yıldönümü nedeniyle Atatürk’ü kendisini ziyaret eden devlet adamları ile birlikte gösteren bir seri hazırladı. Bu tablolar, 1978 yılından beri Anıtkabir’de sergilenmektedir.  1980’lerin başında Renk Renk Türkiyem serisi için uzun bir seyahate çıktı. 1988 yılında SSCB Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Akademisi Başkanlığı tarafından üniversitelerde konferanslar vermek ve araştırmalar yapmak üzere davet edildi. Aynı yıl ‘Ephesus’ tablosu ile Papa II. Jean Paul tarafından gümüş madalya ile ödüllendirildi. Rahmi Pehlivanlı, 1989 yılında başladığı Gazi Üniversitesi Resim Bölümü öğretim üyeliğini 1992 yılındaki vefatına dek sürdürdü.

Sanatçının resimleri bir dönem anlayışı ya da akımın etkilerinden uzaktır. Akademik bir eğitimi olmayan ve resim alanında kendi kendini yetiştiren Pehlivanlı’nın eserlerinde renklerin kullanımı ilk dikkat çeken öğelerden biridir. Hem portrelerinde, hem de kent ile doğa görünümlerinde sanatçının adeta renk fırtınaları estirdiği göze çarpar. Kimi kez ‘colorist’ anlayış olarak nitelendirilebilecek kadar renkçi ifadeler, yerini kimi kez de ‘taşizm’ özellikleri gösteren lekeci bir anlatıma bırakır. Portrelerindeki neredeyse realizme varan desen anlayışı bu türden ifadelendirmeye ters gibi görünse de, bu durum sanatçının gözlem gücünü ve resmettiği kişilerin ruhsal durumu ile toplum içindeki yerini verebilme yeteneğini gösterir. ‘Portre ressamı’ olarak ünlenen sanatçının portelerinde, sağlam yapısal doku ve ışık, gölge değerlerini hiçe sayan bütünselliği dağıtıcı ya da kapatıcı gibi görünen renk çizgileri ve kimi zaman da lekeleri ile bireşim içine girer. Atatürk’e büyük hayranlık duyan ve çok sayıda resmini yapan sanatçının en çok hayıflandığı konulardan biri ise, Atatürk’ün dönemine yetişememesi ve portrelerini kendisinden modellik alarak yapamamasıdır.

Doğup büyüdüğü Kırıkkale’nin  Keskin İlçesi’nde ünlü ressamı anmak için her yıl anma etkinlikleri yapılmaktadır.